Ana Sayfa

berlinturkbanner

berlinturkbanner

Sabriye Güler

Sabriye Güler  |  BERLIN

YAZARIN TÜM YAZILARI

" AMACA GİDEN HER YOL MÜBAHTIR…"

                Aslında 15 Temmuz'da ne oldu? Oldu birşeyler, Feto gerçek anlamda halkın samimi duygularını kullanan bir casusluk örgütü ydü. Bir ABD patentli, NATO VE CIA destekli Türkiye Cumhuriyet'ini içeriden yıkma ve parçalama, keyfine göre kullanmak için alevere ve dalavere ile ele geçirme örgütü idi.

              

               Nokta kadrolara atanan FETÖ mensubu subayların, Türkiye'nin milli ve askeri sırlarını sistemli bir şekilde NATO makamlarına servis ettikleri belirlendi. İhanetin kitabını yazdılar.

 

                Nokta kadroların, 15 Temmuz sonrasında da Türkiye'nin milli menfaatlerini baltalamak ve devletin FETÖ ile mücadelesini karalamak adına NATO nezdinde lobi faaliyeti yürüttüğü, bazı üst düzey NATO yetkililerinin uluslararası medyada Türkiye aleyhine beyanat vermesini sağladıkları iddianame satırlarında yer aldı. Bunu da zaten gözle görülür şekilde yaptılar. Cüretkar bir biçimde!

 

                 VE YAŞANDI 15 TEMMUZ!

 

               Bugünleri nakış gibi işleyerek dokudu. Kendine militan yetiştirdi, hem de Türkiye'nin en akıllı ve zeki çocuklarını kendine devşirerek. Yani aslında herşeyi bir plan proje içerisinde yaptı. Bilinçli ve isteyerek, kemiksiz bir doku olduğu için rahatlıkla her yere monte ediliyordu. Yavaş yavaş ve sinsice işini yapıyordu. Kurumları, Sivil Toplum Örgütlerini, Meslek Odalarını, Siyasi Partileri herşeyi kullanıyordu. Üniversiteler hatta liselere kadar inen ve asla Türkiye Cumhuriyeti'nin çıkarlarına hizmet etmeyen bir örgüt... İşin içine finansal ve üretim kaynakları da girmeye başlamıştı. Türkiye asla kendine dönmeyen ve başka ülkenin çıkarlarına hizmet eden büyük bir kanser yapı ile iç içe yaşıyordu. Her türlü ayağı vardı demiştik. Göz görüyordu aslında, korkunç rakamlar ortada dönüyordu.

 

               Türkiye'nin bu büyük kanser yapıdan kurtulması gerekiyordu. Şimdi bakıyorum aradan kaç yıl geçti. Kurtuldu mu? Görünen de kurtuldu! Fakat aslında yine de her yerdeler. Sinsice ilerliyorlar. Şimdilerde Fetö'nün siyasi ayağı konuşuluyor. Nerede bu insanlar deniliyor. Aslında herşey tertemiz meydanda değil mi? 

 

               İşe sadece KAR- ZARAR penceresinden bakmak yetiyor. Türkiye'nin çıkarlarına hizmet etmeyen her oluşum, her yapılan işlemde Türkiye'nin çıkarları KAR ediyorsa orada değildir. ZARAR ediyorsa işte oradadır.

 

               Bir zamanlar, CHP kapatılıp SHP açıldığında insanlar umutla SHP koştular. Zaman içinde anlaşıldı ki? Liboşu, etnik bölücüsü, aşırı uçlusu doluşmuştu SHP'ye... Konunun CHP ile uzaktan yakından ilgisi yoktu. DSP vardı, Bülent Ecevit'in kurduğu ve tertemiz bir yapıydı. Sonraları Rahmetli Bülent Ecevit'in yaşlılığına denk geldi. Ecevit'in gücünü aşan durumlar oluşmaya ve Ecevit'in müdahale etmeye fırsat kalmayan bir dönemini yaşamaya başladık. Nasıl ki toplumda DSP rüzgarı oluştu, ortaya DSP'li olmayan ama anında DSP'ye monte edilen bir yapı ortaya çıktı. Ben bunu bizzat gözlemledim. Daha bir hafta önce DSP'ye küfür edenler, DSP'li olmuştu. Biz bunu yakınen biliyorduk ama toplum olayı öyle görmüyordu. Ecevit'in dürüst ve yalansız kişiliği tüm bunları örtülüyordu. Ancak yıllar sonra herşey ortaya çıkmaya başladı. SIZINTI, SIZMIŞTI... Görevini yine tereyağından kıl çeker gibi ustalıkla yapıyordu.

             Çünkü sloganı vardı. AMACA GİDEN HER YOL MÜBAHTIR.

 

              Sonra ne mi oldu? DSP'yi amacına uygun olarak kullandı ve yedi bitirdi... Kurunun yanında yaş da yandı. İyinin yanında, kötü de yıprandı, damgalandı. Ortaya karmakarışık işler çıktı. Netlik yok. Toz bulutu, kimin eli kimin cebinde, elma görünümlü armut, arslan görünümlü çakallar ortada cirit attı.

 

            Anlayacağınız hala sesler çıkıyor. Fetöcülerle ilgili, ya da niyeti bozukların niyeti ile ilgili bir dolu bilgiler ve analizler akıyor sosyal medyada 15 Temmuzlar biter mi bilinmez?

 

          Düşmanımızın neden korktuğunu anlamak için bizi ne ile korkuttuğuna bakacağız... 

 

          Ve onlarla savaşmadan korkmayacağız!

 

          Fakat bildiğimiz tek bir gerçek var. TÜRKİYE CUMHURİYETİ dimdik ayakta. Ve hep öyle kalacak.